ABD piyasaları iki haftadır yükselen petrol fiyatları ve Başkan Trump’un İran’la yapılan nükleer anlaşmayı iptal ettiğini açıklamasının ardından, gerek Avrupa Birliği’yle, gerekse İran’la iş yapan diğer ülkelerle yaşanabilecek olası ticari sorunların etkisini hissetmeye başladı.

ABD piyasaları iki haftadır yükselen petrol fiyatları ve Başkan Trump’un İran’la yapılan nükleer anlaşmayı iptal ettiğini açıklamasının ardından, gerek Avrupa Birliği’yle, gerekse İran’la iş yapan diğer ülkelerle yaşanabilecek olası ticari sorunların etkisini hissetmeye başladı.

Son bir hafta içinde açıklanan çeyrek raporları bile, ekonomide iyimser bir hava hissettirmeye yetmedi.

Türkiye gibi petrol fiyatlarının çok yüksek olduğu ülkeler ve ABD’deki motorlu araç sürücüleri, hızla yükselen petrol fiyatlarından memnun olmasa da Wall Street’te yatırımcılar oldukça mutlu.

Geçtiğimiz hafta petrolün varili 70 dolara yükseldi ve ABD piyasaları bu sayede son iki ay boyunca yaşanan kayıpları toparlamayı başardı.

Petrol fiyatlarının ani yükselişi bir sürpriz değil ve sadece kısa dönemlik bir kazanç.

Yükselen petrol fiyatları ekonomiyi ve tüketiciyi etkilediği için yükseliş çok uzun bir süre devam ederse bu, birçok tüketici için kemer sıkma anlamına gelecek. Örnek vermek gerekirse, ABD’de benzin fiyatları yılbaşından bu yana %22 oranında arttı ve birçok eyalette şoförler benzinin litresine 1 dolar ödemeye başladı.

Bu fiyat, birkaç ay önce 60 ile 75 sent arasında değişiyordu. Toplu taşımanın neredeyse hiç kullanılmadığı, arabaya muhtaç eyaletler için petrol fiyatlarının yükselmesi hiç de iyi bir haber olmadı kısaca.

Petrol fiyatları sadece şoförler için değil ev sahipleri için de kötü haber: Morgan Stanley’in yaptığı bir araştırmaya göre yükseliş devam ederse 2018 yılında tüketiciler 38 milyar dolar ek yakıt masrafı ödeyecekler.

Bu Başkan Trump’un vergi reformundan elde edilecek ek gelirin üçte birinin kaybolması anlamına geliyor.

Uzmanlar petrol fiyatlarının bir yıl içinde %80 den fazla yükselmesini tehlikeli buluyor.

Commonwealth Financial Network analistlerinden Brad McMillan Wall Street Journal’a verdiği bir demeçte 1990 yılında Kuveyt’in işgalinin ardından meydana gelen olayları örnek göstererek “petrol fiyatlarının %80 oranında yükselmesinin ekonomik gerileme anlamına geldiğini” belirtti.

Geçen yıl ham petrolün varilinin 47 dolar olduğunu hatırlatan McMillan, eğer bu yıl içinde petrol fiyatlarının 85 dolara yükselmesi durumunda tehlike işaretlerinin başlamış olacağını eklemiş yazısında.

Panik olmak için erken, ancak İran’a uygulanabilecek ambargolar petrol fiyatlarının beklentilerin üzerinde yükselmesine yol açabilir.

Bu hafta Amerikan ekonomisi için diğer dikkat edilmesi gereken konu ise Çin: Başkan Trump’un Çin’e uygulamayı planladığı 50 milyar dolarlık ek gümrük vergisini tartışmak için bu hafta Amerika Ticaret Odası yetkilileri, şirketler ve lobi gruplarıyla toplanacak.

Birçok şirket gümrük vergilerinin Çin’i kopyalamaya iteceğini, Amerikalı tüketiciler için daha yüksek fiyatlar anlamına geldiği ve ekonomiyi olumsuz etkileyeceği için reddediyor.

Business Roundtable’ın nisan ayında yaptığı bir açıklama ABD’nin en büyük şirketler grubunun Başkan’ın ek gümrük vergisi kararına, “Amerikan şirketleri, tüketicileri ve aileleri” olumsuz etkileyeceği için karşı olduklarını açıklamışlardı.

Bu hafta iki önemli perakende devinin çeyrek raporları bekleniyor: Macy’s ve Nordstrom. Çarşamba ve perşembe günü çeyrek raporlarını açıklayacak olan bu şirketlerin online alışveriş platformu Amazon’la 2018’in ilk çeyreğinde yarışıp yarışamadığı öğrenilecek.

Yarın ayrıca ABD Sayım Bürosu Nisan ayı tüketici raporunu açıklayacak, biliyorsunuz bu rapor ABD ekonomisinin nabzını tutan çok önemli bir rapor. Morgan Stanley uzmanları nisan ayı raporunda oldukça umutlu.

CEVAP VER