Bölge jeopolitiğinde uzun süredir “komplo teorisi” veya “efsane” olarak nitelendirilen Arz-ı Mevud (Vadedilmiş Topraklar) tartışmaları, ABD’nin eski papaz kökenli İsrail Büyükelçisi’nin açıklamalarıyla resmi bir diplomatik krize dönüştü. 12 yıl boyunca papazlık yapmış olan ve şu an diplomatik bir misyon yürüten Büyükelçinin ifadeleri, bölge başkentlerinde infial yarattı.
Gazeteci Tucker Carlson ile gerçekleştirdiği söyleşide Büyükelçi, İsrail’in vadedilmiş toprakları ele geçirme hakkının “kutsal bir hak” olduğunu ve bunun doğrudan İncil’e dayandığını savundu. Carlson’ın, bu iddianın temelini sorguladığı “Neye göre?” sorusuna “İncil’e göre” yanıtını veren Büyükelçi, Carlson’ın coğrafi sınırları hatırlatan çıkışıyla köşeye sıkıştı.
Carlson’ın, “Bu harita Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Irak, Suriye ve Türkiye’nin bir kısmını da içine alıyor” uyarısına tereddütsüz “Evet” karşılığını veren Büyükelçi, Nil’den Fırat’a uzanan bölgenin İsrail’in hakkı olduğunu öne sürdü. Süper güç konumundaki ABD’nin silahlı gücünü temsil eden bir diplomatın bu denli pervasız açıklamaları, bölge ülkelerinde “teori” aşamasının geçildiğine dair ciddi bir alarm zili olarak algılandı.
Nil ve Fırat arasındaki geniş coğrafyayı hedef alan bu açıklamalara karşı bölgesel bir blok oluştu. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 14 ülke, yayınladıkları ortak bildiri ile bu söylemleri en sert dille kınadı.
Yayınlanan kınama mesajında şu noktalar vurgulandı:
Daha önce pek çok çevrenin inanmak istemediği veya hafife aldığı “Arz-ı Mevud” haritalarının, süper silahlı bir gücün elçisi tarafından bizzat doğrulanması bölge ülkelerini irkiltti. Uzmanlar, diplomatik nezaketten uzak bu çıkışın, bölgedeki enerji ve toprak güvenliği dengelerini kökten sarsabileceğine dikkat çekiyor.
Sektörel ve jeopolitik tüm gelişmeleri, bölgesel güvenlik analizlerini ve enerji piyasasına yansımalarını Petrolpiyasasi.com üzerinden takip etmeye devam edebilirsiniz.