“Sektörde Dengeli Bayilik Modeli Vurgusu”
TABGİS Başkanı Akın Ketenci, akaryakıt bayileri açısından sektördeki rekabet ve regülasyon sorunlarına ilişkin görüş ve önerilerini derledikleri bir bülten hazırladıklarını belirterek, bayilerin bugünkü durumuna temel oluşturan, TABGİS’in de uzun süredir ilgili kurumlar nezdinde dile getirdiği konuları bayi açısıyla aktarmayı amaçladıklarını söyledi. TABGİS Başkanı, hem rekabet koşulları hem de yapılan düzenlemeler için en doğru modelin dengeli bir bayilik sistemi olduğunu belirtti.
Ketenci, bu dengenin bayilerin maliyetlerini karşılayabildiği, makul kârlılık düzeyine ulaşabildiği ve fiyatlama konusunda belirli bir esnekliğe sahip olduğu bir yapı içinde mümkün olabileceğini, piyasada ne tamamen kontrolsüz bir serbestlik ne de katı ve tek tip fiyat uygulamalarının çözüm olmadığını belirterek, önemli olanın tüm tarafların sürdürülebilir şekilde faaliyet gösterebildiği bir zeminde buluşabilmek olduğunu vurguladı.
“Tavsiye fiyat modeline geçilmeli”
Akaryakıt piyasasının yasal olarak serbest ve rekabetçi bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan Ketenci, uygulamada “tavan fiyat” kavramının yanlış yorumlandığını savundu. Bu durumun piyasadaki serbestliği sınırladığını belirten Ketenci, “Tavan fiyat çoğu zaman tek fiyat gibi algılanıyor. Oysa bu doğru değil” dedi.
TABGİS olarak çözüm önerilerinin “tavsiye fiyat modeli” olduğunu söyleyen Ketenci, bayilerin fiyat belirleme özgürlüğünün korunması gerektiğini vurguladı. Sözleşmelerde aksi bir hüküm yoksa bayilerin pompa satış fiyatını belirleme hakkına sahip olduğunu da belirtti.
“Mevcut marj yapısı sürdürülebilir değil”
Akaryakıt fiyatlarındaki artışın bayilerin sermaye ihtiyacını da artırdığını ifade eden Ketenci, bu ihtiyacın çoğunlukla krediyle karşılandığını ve yüksek faizlerin istasyonları zor durumda bıraktığını söyledi. Mevcut marj yapısının serbest piyasa ile uyumlu olmadığını belirten Ketenci, ilgili düzenlemelerin değiştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
TABGİS olarak yaptıkları çalışmalarla kısa vadede marj iyileştirmeleri yapıldığını belirten Ketenci, uzun vadede ise bayilerin kendi maliyetlerine göre fiyat belirleyebileceği bir sistemin kurulmasının şart olduğunu ifade etti.
“Kartlı satış maliyetleri alarm veriyor”
Kartlı ödemelerin sektör için en büyük gider kalemlerinden biri haline geldiğini belirten Ketenci, özellikle 2023’ün ikinci yarısında komisyon oranlarında yaşanan hızlı artışın sorunu kronik hale getirdiğini söyledi. Bugün kartlı satış maliyetlerinin işçilik giderlerini bile aştığını belirten Ketenci, bu maliyetlerin marja yansıtılması gerektiğini dile getirdi.
“Nakliye maliyetleri şeffaf olmalı”
Fiyat oluşumunda şeffaflığın önemine dikkat çeken Ketenci, mevcut sistemde nakliye maliyetlerinin ayrı bir kalem olarak görünmediğini, bu durumun fiyatlarda tutarsızlıklara yol açtığını, dağıtıcıların nakliye bedellerini ayrı olarak belirleyip her fiyat değişikliğinde Kuruma bildirim yükümlülüğü kapsamında bildirmeleri gerektiğini söyledi.
“Finansal aracılık sistemi kaldırılmalı”
Elektronik satış sistemlerinde tüm operasyonun bayiler tarafından yürütüldüğünü hatırlatan Ketenci, buna rağmen maliyetlerin bayilerin üzerinde kaldığını ifade etti. Finansal aracılık sisteminin amacından saptığını ve rekabet dengesini bozduğunu söyleyerek mevcut yapının kaldırılması ya da bayiler lehine yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
“Maliyet altı satışlara izin verilmemeli”
Piyasadaki en büyük sorunlardan birinin maliyetin altında yapılan satışlar olduğunu belirten Ketenci, bunun hem ekonomik dengeleri bozduğunu hem de dürüst çalışan bayileri zor durumda bıraktığını söyledi. Perakende satışın sürekli rafineri fiyatının altında yapılmasının olağan bir duruma işaret etmediğini söyleyen TABGİS Başkanı, hep ifade ettikleri gibi bunun ancak yasadışı yollarla mümkün olabileceğini belirtti.
“Dış satışta boşluklar var”
Dış satışlara yönelik yapılan düzenlemeyi olumlu bulduklarını ancak uygulamada eksiklikler olduğunu ifade eden Ketenci, trafiğe çıkmasında zorluk olmayan araçların istasyon dışında yakıt almasının tamamen yasaklanması gerektiğini savundu.
“Promosyon kabusu geri dönmesin, rekabet bozulmasın”
Geçmişte uygulanan promosyon yasağının sektördeki maliyetleri kontrol altında tutmak için önemli olduğunu belirten Ketenci, bayilere yansıtılabilecek maliyetin binde bir olmasına ve katılımın zorunlu olmamasına rağmen bayilerin müşteri kaybı endişesiyle dolaylı olarak kendilerini katılıma mecbur hissetmelerinin bu konuda küllenen bir haksız rekabet olgusunu yeniden alevlendirebileceğini, bayilerin mevcut durumda eskisi gibi bir promosyon kabusu istemediklerini, EPDK’nın detaylı denetimlerle promosyon sınırını stabil tutması gerektiğini söyledi.
“Sözleşmeler dikkatle incelenmeli”
Rekabet mevzuatı çerçevesinde, bayilik sözleşmelerine de değinen Ketenci, sözleşme sürelerinin 5 yıla indirilmesinde TABGİS’in önemli rol oynadığını hatırlatarak, 5 yıl sınırının bir kısıtlama değil, sözleşme özgürlüğünü ve pazarlık hakkını güvence altına alan hukuki bir teminat niteliğinde olduğunu, tüm bayilerin de bu haklarına sahip çıkması gerektiğini söyledi. TABGİS üyelerine bu konuda uzun yıllardır hukuk danışmanlığı hizmeti sağlandığını belirten Akın Ketenci, bu hizmetten faydalanılmasının sözleşme dönemi boyunca bayiyi yolun güvenli tarafında tutacağını sözlerine ekledi.
Kaynak; Tabgis