Libya Petrolü: En kolay işlenebilen, “hafif ve tatlı” (düşük kükürtlü) ham petrol sınıfındadır.
Suudi Arabistan (Arabian Light/Extra Light): Yüksek kaliteli ve rafine edilmesi kolay petrol kaynaklarına sahiptir.
ABD (WTI – West Texas Intermediate): ABD, en kaliteli hafif tatlı petrol üreticilerinden biridir.
Norveç (Brent Petrol): Kuzey Denizi petrolü, kaliteli ve piyasada referans alınan bir türdür.
Nijerya (Bonny Light): Yüksek kaliteli ve düşük kükürtlü bir diğer önemli türdür.
Bu sıralama dünyanın en kaliteli petrollerini gösteriyor. Peki konu rezerv ve üretim sıralamasına gelince durum nedir?
En Fazla Rezerv: Venezuela, Suudi Arabistan ve İran en yüksek kanıtlanmış rezervlere sahip ülkelerdir.
En Fazla Üretim: ABD, Suudi Arabistan ve Rusya günlük üretimde dünyada ilk sırada yer almaktadır.
Petrol Kalitesi (API): Petrolün kalitesi, yoğunluğunu gösteren API derecesi ve kükürt oranı ile ölçülür. Yüksek API (hafif) ve düşük kükürt (tatlı) en kaliteli petrolü ifade eder.
Peki, petrolün çıkarılma maliyetlerin ne durumda olduğuna bakacak olursak;
Petrol Üretim Maliyetlerini Etkileyen Faktörler ve Bölgesel Maliyetler:
Petrolün çıkarılması, taşınması ve rafine edilmesi süreçleri küresel iklim değişikliğine de etki etmektedir. Bu konu OPEC, Birleşmiş Milletler ve Davos gibi mecralarda sürekli konuşulmakta, tartışılmaktadır. Tüm süreçlere yön veren, öncülük eden kurum Dünya Enerji Ajansı’dır. Ajansın başında uzun süredir gurur kaynağımız olan Fatih Birol bulunmaktadır.
İşin bu tarafı petrol ile ilgili. Daha önce de herkes belirtti, Hürmüz Boğazı’nın önemi, dünya petrol pazarındaki payı, fiyatlandırmadaki etkisi. Ama anlaşılıyor ki Brent petrol fiyatının 60-65 USD civarında kalmaması gerekiyordu. ABD, İran ve İsrail arasındaki gerginlik ve sonrasında savaş başlamadan hemen önce Brent petrol fiyatı 62 USD ortalama ile seyrediyordu. 28 Şubat 2026 günü başlayan savaş, Pakistan’da 5 Nisan 2026 günü ateşkes ile söndürüldü.
Musul, Kerkük, Arabistan ya da Libya gibi çöl ülkelerinde, yüzeye çok yakın derinliklerde bulunan petrolü çıkarma maliyeti 8-10 USD iken en büyük rezerve sahip olan Venezüela’da bu rakamların, 50-60 USD seviyelerinde olduğu belirtilmektedir. Acaba, söz konusu savaş petrol fiyatlarının 100-110 USD’ye getirilmesi için mi yapıldı?
Acaba, ABD ve İsrail ellerinde kullanım süresi dolacak olan, yaşlanmış silah, mühimmat, füze vs. tüm sarf malzemelerini kullandı, elden çıkardı mı? İsrail tüm dünyaya geliştirdiği sistemleri, silahları, füzeleri güzel pazarladı mı? Özellikle ordu gücü olmayan ama dünyanın zengin ülkeleri, örneğin Körfez ülkeleri, örneğin Singapur, kendilerini korumak adına silah sistemlerine, savunma sanayine daha çok yatırım yapmak zorunda kalacaklarını düşünecekler mi, bu konuda bir plan uygulayacaklar mı?
Savaş gemileri, hava savunma sistemleri, çelik kubbeler, isimleri F ile başlayan uçaklar, silah endüstrisinin tüm ekipmanlarının mükemmel reklamı, tanıtımı mı yapıldı acaba?
Komşumuz Bulgaristan 1,1 milyar USD peşin ödeme ile 8 adet F-16 Block 70 uçağı satın almış. Yunanistan ise 40 adet F-35 uçağı satın alım yapmaktadır. Bizim ise 250 civarında savaş uçağımız var. Ama herkesin malumu olduğu üzere parasını ödediğimiz ama teslim alamadığımız uçak sorunumuz hala sürmekte. 6 adet F-35 Lightning ll uçakları üretilmiş ama Türkiye’ye teslim edilmemiş ve hangarlarda bekletilmektedir. Teslim edilmeme gerekçesi olarak da Rusya’dan S 400 hava savunma sistemi almamız gösterilmiştir. Rakamlar ve durum ne ürkütücü değil mi?
“Alt tarafı bir çiçek koklayıp, bir hayvan sahiplenip, birkaç insan tanıyıp, sevip gidecektik bu dünyadan. Nasıl kötü bir zamana denk geldi ömrümüz…” Nazım Hikmet ile Schopenhauer arasında gidip gelen bu dizeler yaygın kanıya göre memleketimizin gurur kaynağı büyük usta Nazım’a aittir. Büyük usta ne güzel ifade etmiş ama tarih de bu temenninin tersini söylüyor.
Vikingler’in gemiler yaparak başka toprakları vahşice istila etmesinden, Ostrogotlar’ın Vizigotlar’ın yaptıklarından, Cengiz Han’ın istilalarından, arkasında yaşayan hiçbir canlı bırakmamasından, Persler’in Avrupa seferlerinden, Büyük İskender ve Haçlı seferlerinden bakarsak gezegenin kaderinde bu vahşet hep olmuş.
Örneğin bugünlerde İsrail’e kafa tuttuğu için herkesin sempatisini kazanan İspanyollar’ın Güney Amerika’da 300-400 yıl boyunca yaşattığı cehennem, talan, istila ve vahşeti anlatabilmek bile büyük bir vicdan gerektirir. O İspanyollar ki koca bir kıtayı yıkmış, yok etmiş, ısınmak için çocuk bile yakmıştır. Özetle insan, bu gezegenin başına gelmiş en büyük felakettir.
Başlığa dönmek gerekirse dünyanın yeni normali olan Brent petrol fiyatı 100-110 USD seviyesine geldiyse, elimizdeki eski cephaneleri harcadıysak, savunma ve saldırı sanayilerimizin tanıtımını yeterince yaptıysak evlerimize dağılsak ve yeni planlarımız ile meşgul olsak mı?
Özdilek Coşkun