Görüntülerde bir vatandaşın dile getirdiği, videoya diğer bir vatandaş “Evet, adam haklı; akaryakıt istasyonlarında gerçekten her şey çok pahalı. Nasılsa insanlar girdi mi almak zorunda mantığıyla yaklaşıyorlar herhalde” şeklindeki haklı sitem, milyonlarca araç sahibinin ortak tercümanı olmuş durumda.
Bugün Türkiye genelindeki 12.645 akaryakıt istasyonu, sadece yakıt ikmali yapılan birer durak olmaktan çıkıp birer dinlenme ve alışveriş noktasına dönüştü. Uzun yolculuklarda zorunlu bir mola yeri olan bu marketler, ne yazık ki tüketici dostu fiyat politikalarından oldukça uzak bir çizgide ilerliyor.
Vatandaşın haklı tepkisinde belirttiği gibi, “insanlar yola çıktığı, acıktığı ya da çocuğunun bir ihtiyacını karşılamak zorunda olduğu için istasyona giriyor” gerçeği, ne yazık ki bazı işletmeler ve tedarikçiler tarafından bir fırsat penceresi olarak görülüyor. En lüks caddelerdeki marketleri dahi geride bırakan etiket fiyatları, temel gıda ve atıştırmalık ürünleri dahi lüks tüketim malları haline getirmiş durumda.
Olayın en acı ve vicdani boyutu ise şüphesiz ailelerin yaşadığı çaresizlik. Uzun yolculuklarda ya da şehir içi seyahatlerde araçta bulunan çocukların, market raflarında gördüğü sıradan bir meyve suyuna veya çikolataya heveslenmesi, ebeveynler için artık sevimli bir an değil, gerginlik ve üzüntü kaynağı.
Pek çok ailenin, sırf fahiş fiyatlar yüzünden çocuklarının isteklerini geri çevirmek zorunda kalması, bu işletmelerin sosyal sorumluluktan ne kadar uzakta kaldığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Tüketicinin cebindeki son kuruşa göz diken bu “fırsat” fiyatlaması, sadece ekonomik değil, aynı zamanda derin bir vicdani sorundur.
Enflasyonla mücadele kapsamında temel gıda ve perakende sektöründe denetimler sıklaştırılırken, akaryakıt istasyonu marketleri bir nevi denetim boşluğunda kalmış gibi görünmektedir. Otoyol üzerindeki tesislerden şehir içi istasyonlarına kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren bu marketlerin fiyat politikaları acilen mercek altına alınmalıdır.
Vatandaşın otoyolda ya da ana arterlerde başka bir alternatifinin olmamasını kötüye kullanan bu fahiş fiyat uygulamalarına karşı Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların kapsamlı bir denetim mekanizması devreye sokması şarttır.
Petrolpiyasasi.com olarak sektörün paydaşlarına ve akaryakıt dağıtım şirketlerinin yöneticilerine açıkça sesleniyoruz: Akaryakıt istasyonları yalnızca yakıt satılan yerler değildir; aynı zamanda bu ülkenin insanlarına hizmet veren kamusal nitelikli dinlenme alanlarıdır. Market raflarındaki fahiş kâr hırsı, istasyonların genel marka imajına da büyük zarar vermektedir.
Sektör temsilcilerinin bu haklı toplumsal tepkiyi görmezden gelmemesi, tedarik zincirinden rafa uzanan süreçte vicdani ve makul fiyat politikalarına dönmesi gerekmektedir. Vatandaşın sabrını ve cebini zorlayan bu düzene artık “dur” denilmelidir.
Haber: Petrolpiyasası.com