Yıllık 20 milyon ton işleme kapasitesine sahip olan Kirishi rafinerisi, Rusya’nın toplam akaryakıt üretiminin yaklaşık %7’sini tek başına karşılıyor. Gelen bilgilere göre, saldırıda tesisin kalbi sayılan ELOU-AVT-2 ve ELOU-AVT-6 birincil işleme üniteleri ağır hasar alarak devre dışı kaldı. Bu durum, sadece Rusya iç piyasasında akaryakıt krizini tetiklemekle kalmıyor, aynı zamanda Baltık Denizi üzerinden yapılan ihracat hatlarını da felç ediyor.
Dünyanın en büyük üretim bölgelerinde altyapıların bu denli fütursuzca hedef alınması, “Bu kaosun kazananı kim?” sorusunu akıllara getiriyor. Petrolpiyasasi.com uzmanlarına göre, enerji arz güvenliğinin sistematik olarak bozulması; kısa vadede spekülatif fiyat artışlarından beslenen küresel aktörlerin ve alternatif enerji rotalarını elinde tutan güçlerin elini güçlendiriyor. Rusya’nın 1 Nisan itibarıyla benzin ihracatını tamamen durdurma kararı alması, bu enerji savaşının faturasının son tüketiciye ne kadar ağır yansıyacağının bir göstergesi.
Sadece son bir hafta içinde Ust-Luga, Primorsk ve Kirishi gibi kritik noktaların vurulması, küresel enerji piyasalarında “öngörülebilirlik” kavramını tamamen ortadan kaldırdı. Brent petrol fiyatlarının 100 dolar sınırını aşmasıyla birlikte, enerji diplomasisinin yerini tamamen “enerji sabotajlarına” bıraktığı bir süreçten geçiyoruz.
Düzenlediğimiz haberde yer alan ve Rusya’nın en büyük ikinci rafinerisi olan Kirishi (KINEF) tesisine yönelik son büyük saldırı, içinde bulunduğumuz haftanın en kritik gelişmesi olarak kayıtlara geçti.
Olayın tam zaman çizelgesi ve detayları şu şekildedir:
Bu olay, sadece tek bir saldırıdan ibaret olmayıp, Rusya’nın enerji kalbine yönelik sistematik bir operasyonlar zincirinin parçasıdır:
Sadece son bir haftada Primorsk, Ust-Luga ve şimdi de Kirishi hatlarının vurulması, enerji savaşlarının artık sadece bir cephe mücadelesi değil, küresel bir altyapı imha operasyonuna dönüştüğünü gösteriyor. Dünyanın en büyük üretim bölgelerindeki bu sistematik tahribat, küresel tedarik zincirini kopma noktasına getirirken; akıllardaki o soru hala geçerliliğini koruyor: Küresel enerji hatlarının bu şekilde felç edilmesi kimin işine yarıyor?
Bu saldırılar Rusya’nın iç piyasada akaryakıt krizine girmesine neden olurken, Brent petrol fiyatlarının 100 dolar bandını aşarak küresel enflasyon baskısını artırması bekleniyor. Enerji diplomasisinin yerini tamamen sabotajlara bıraktığı bu süreçte, arz güvenliği artık her zamankinden daha kırılgan.
Bugün itibarıyla (29 Mart 2026), bu saldırıların Rusya’nın toplam petrol ihracat kapasitesinin yaklaşık %40-50’sini geçici olarak felç ettiği ve küresel piyasalarda Brent petrolün varil fiyatının 100 doların üzerine çıkmasına neden olduğu belirtiliyor.