Orta Doğu’da uzun süredir dalgalı bir seyir izleyen ABD-İran çatışması, enerji lojistiğinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ne sıçradı. İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) bölgede devriye gezen Amerikan savaş gemilerine balistik füzelerle saldırmasının ardından, Washington yönetiminden çok sert bir ekonomik ve askerî misilleme geldi. Bu gelişmelerle birlikte enerji piyasaları yeni haftaya benzeri görülmemiş bir jeopolitik risk primiyle giriyor.
CENTCOM’dan “Ekonomik Maliyet” Vurgusu ve Tanker Operasyonları
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bir Amerikan uçak gemisi ile güdümlü füze destroyerini hedef alan başarısız füze saldırılarının ardından, İran’ın petrol ihracat kaynaklarını doğrudan hedef alan geniş çaplı hava operasyonları düzenlendiğini duyurdu. Açıklanan detaylara göre;
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper yaptıkları ortak açıklamalarda, İran’ın savunmasız petrol filosunun ve Devrim Muhafızları’nı finanse eden gelir ağlarının tamamının hedef alınabileceğini belirterek, “Gemilerimize ateş ederseniz, size çok daha yüksek bir ekonomik bedel ödetiriz ve petrol tankerlerinizi batırırız” uyarısında bulundu. İran Dışişleri Bakanlığı ise bu hamleyi Tahran’a yönelik “ekonomik savaşın” bir parçası ve “savaş suçu” olarak nitelendirdi.
İran’dan Karşı Hamle ve Hürmüz Boğazı’nda Trafik Durma Noktasında
Tahran yönetimi, ABD’nin saldırılarına karşılık olarak Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı çevresinde izinsiz güzergahları kullandığı iddia edilen 3 petrol tankeri ile farklı bölgelerde ABD ile bağlantılı 3 geminin daha hedef alındığını duyurdu. İran Donanması, bölgedeki ticari gemileri “ABD tuzaklarına karşı” uyararak izinsiz rotalardan kaçınmaları gerektiğini bildirdi.
Kpler lojistik verilerine göre, artan tehditler ve çatışmalar sonucunda Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapan emtia gemisi sayısı günlük ortalama 15 seviyesinden kritik düzeyde düşüşler gösterdi. Takip cihazlarını (AIS) kapatan gemilerle birlikte bölgedeki ticaret akışı büyük ölçüde felç olurken, Irak’ın günlük üretim kapasitesini 3 milyon varilin üzerine çıkarma çabaları krizin yarattığı arz endişelerini tek başına dengelemeye yetmiyor.
Küresel Petrol Fiyatları ve Türkiye İçin Pazartesi Riski
Hafta sonuna denk gelen saldırıların sıcak etkisi henüz tam anlamıyla piyasalara yansımamış olsa da, cuma günkü kapanışta Brent petrol %7,6 artışla 96,28 dolara, WTI türü ham petrol ise yaklaşık %10 yükselişle 91,48 dolara tırmanmıştı. Asya piyasalarının açılmasıyla birlikte fiyatların rekor tazelemesi bekleniyor.
Türkiye açısından krizin boyutu yalnızca ham petrol varil fiyatıyla sınırlı kalmıyor; tanker navlun ücretleri (taşımacılık maliyetleri) ve savaş riski sigorta primlerindeki fahiş artışlar; petrokimya, akaryakıt, havacılık ve lojistik sektörlerinde zincirleme maliyet baskısı yaratıyor. Pazartesi günü açılacak olan iç piyasalarda akaryakıt pompalarına yansıması kaçınılmaz olan zam dalgası ve döviz kurundaki hareketlilik, Türkiye’nin yeni haftadaki en önemli gündem maddesini oluşturuyor.
Petrol piyasalarındaki bu son dakika gelişmelerinin tüm detaylarına ve derinlemesine sektör analizlerine Petrolpiyasasi.com adresinden ulaşabilirsiniz.