Ticaretin bilinen doğruları ihmale gelmeyecek kadar önemlidir.

Yayınlama: 14.08.2026
Düzenleme: 14.08.2026 22:04
A+
A-

Sektörümüz; insan kaynağını geliştirmez, yapay zekâ ve dijitalleşmeyi dikkate almaz ve enerji dönüşümünde zamanlamayı görmezden gelirse, uzun vadede rekabet gücünü kaybeden şirketlerle dolar.

Ticaretin bilinen doğruları ihmale gelmeyecek kadar önemlidir.

Bir şirket neden zor durumda kalır?

Nakit akışı, düşük kârlılık, aşırı borçlanma, kötü yönetim, gereğinden fazla ve ani büyüme, kurumsal yaklaşımları küçümsemekten değil mi?

Bunlar kadar önemli iki madde daha var. Özellikle ayırdım çünkü dikkatten kaçıyor.

  • Şirketin değişime uyum sağlayamaması; Dönüşen koşullarda işiniz etkilenir ve bu durumda ne yapılacağını bilmiyorsanız sonuç iyi olmaz. Şirket bünyesinde iyi yetişmemiş, ihtiyacı anlamayan insan kaynağına sahip olmak yok olmayı hızlandırır.
  • Bir şirkette iyi olmayan insan sermayesinden bahsetmek, aslında o şirketi etkileyen tüm olumsuz unsurların zaman içinde egemen olması demektir.

İnsan sermayesi; şirkette çalışanların bilgi, beceri, deneyim, yaratıcılık ve problem çözme yeteneğinin tümüdür. Teknolojiden ve o dönemin çağdaş araçlarından faydalanan insanlar topluluğudur.

İnsan faktörü, değişmeye aday olan dağıtım sektörünün (şüphesiz her sektörün) en önemli gücüdür.

Nitelikli insan gücü, bir şirketin batmasını engeller. Çünkü sorunları erken fark eder, maliyetleri daha verimli yönetir, iş fırsatlarını gözetir, teknolojik değişimlere uyum sağlayabilir.

İyi insan gücü, krizin altında kalmaz ama yönetir. İyi diye nitelendirdiğimiz insan kaynağı, verimli bir çalışma için kolları sıvamadan önce strateji yapar ve sağlam finansal yapı kurar.

İyi insan gücü, savrulan değil, gerektikçe patrona ve tepe yöneticisine rağmen doğruyu savunan insanlardır.

‘’Biri gider diğeri gelir, maaşı ben vermiyor muyum!’’ diyen bir zihniyetin bakış açısıyla, ne şirket dönüşümü yönetilebilir ne de gelecek şekillendirilebilir. Bunları yapabilecek tek unsur, şirketin parlayan insan gücüdür. Teknoloji tek başına yeterli değildir.

Şimdi faal olmayan çok kıymetli bir eski bankacının sözleri şöyle, Oksijen gazetesinde çıktı;

Teknoloji ve insan birbirinin alternatifi değildir. Yapay zekâ, teknolojinin en üst gelişmelerini kullansa, binlerce veriyi ve analizi kısa zamanda tamamlasa da sonucu değerlendiren, bilgi birikimi ve becerileri gelişmiş insandır. Nitelikli insan yetiştirmeden sadece teknolojiyle ilerleyemezsiniz.

Bir istasyon, bir işletme, bir şirket düşünelim; Toptan veya perakende akaryakıt faaliyeti vardır, filolara ürün temin eder, bayisi marketinden geleneksel ürünleri satar. İstasyonda manuel veya makinalı araç yıkama hizmeti sunulur ya da şirket bayi ağını genişletmeye çalışır.

Sorular şunlar;

  • Satışım ve kârlılığım ne olacak?
  • İstasyonumun, satış ağımın değeri ne olacak, bu sektörde kalacak mıyım?
  • Enerji dünyasındaki değişim beni etkileyecek mi?
  • Teknolojiye yatırım yapmam gerekiyorsa nasıl yapacağım, kiminle yapacağım, yaparsam geri dönüşü hızlı olacak mı?
  • Benden sonra işime, şirketime ne olacak, daha ne yapabilirim?

İnsan sermayesi bu aşamada hayati bir öneme sahiptir.

Dijital araçlardan yardım almasını bilmeyen, yeni enerji ürünlerine yabancı, veri okuryazarlığı eksik insanla ne bir planlama, ne stok optimizasyonu, ne müşteri sadakati, ne talep tahmini, ne iş geliştirme, ne de risk değerlendirmesi yapılabilir.

Enerji dönüşümüne, her istasyon her şirket farklı aksiyonlar alarak hazırlanabilir.

Klasik yakıt satışı devam edeceğine göre; satış noktasını iyi tanıyan, geleceği iyi tahmin eden insanlar, müşterisine hizmetlerini çeşitlendirerek sunmak zorunda olduğunu bilir, servis kalitesinin ve perakende satış faktörlerinin önemini sahaya yansıtır.

Şunun altını çizmemiz lazım. Yakıtı ve elektriği birlikte sunan ikmal noktaları olarak değişimin oransal büyüklüğünü ve gelecek dengesini hesaplamak zorundayız.

Bölgedeki araç yoğunluğuna göre yatırım gerekebilir. İyi bir insan kaynağı size market, akaryakıt dışı, hizmet gelirlerinizin nasıl artacağını dijitalleşme ve yapay zekâdan nasıl yaralanacağınızı gösterecektir.

İyi insan kaynağına sahip olmak; adaylara çok para teklif etmekle olmaz, bir başka deyişle sadece onu teklif etmekle olmaz. Doğru işe doğru insan almak, yeterli eğitim ve tecrübe ile donanmış doğru kaynak bulmak gerekir. İçinde bulunduğunuz durumu geliştirecek nitelikleri bulamazsanız sektörün değişim rüzgârlarına yelken açmanız imkânsız olur.

Amaç ve vizyon olmayan bir beraberlik ile, sektörün geleceğini yakalayıp, kârlı bir işletmeye sahip olmak mümkün değildir.

Bence gün; bilançoyu ve özellikle nakit akışını önümüze koyup bugünü nasıl geliştirmeliyim, sektör nereye gidiyor, olması gereken durum ile aramdaki mesafe açılıyor mu, gelecekte yakıt sektörü nereye evriliyor, ben buna paralel bir durumda mıyım, iş yaptığım yer buna uygun mu gibi temel soruları sorma günüdür.

Şirket CEO’su, şirket direktörü, işletme sahibi, istasyondaki yöneticiler için —sorumluluk kimdeyse— bu temel soruların değişmesi söz konusu değildir. Her durumda şirketin veya işletmenin nereye gittiğini, çalışanınızın da bu yolculukta durduğu yeri çok iyi tespit etmek zaruridir.

Bir şirket, bir işletme; kısa vadeli düşünmemeli, geleceğin yetkinliklerini de kapsayan iyi insanlarla çalışmalıdır. Onların gelişimi için teknoloji, dijital araçları, yapay zekâyı kullanmasını teşvik ederse geleceğe güvenle bakar, yarınları hazırlar.

İnsan kaynağı stratejisi ile bir şirket veya işletmenin gelecek stratejisi birbirinden ayrı düşünülemez.

Sektörde içe dönersek şunu söyleyebiliriz;

Bir akaryakıt dağıtım şirketi geleceğini (elbette sürdürülebilir) net anlatamıyorsa, bırakın en iyi çalışanlarını korumasını, sektörel dönüşümü kapsayan, yeniliklere imza attıracak kabiliyetli gençleri de bünyesine alamaz.

Şirketinizin veya işletmenizin hayatta kalması (oyunda kalmak da diyebilirsiniz), rekabet dünyasında avantajlı konuma dönüşmesi insan sermayesine vereceğiniz önemle doğru orantılıdır.

İnsan, enerji dönüşümü ve kâr eden bir iş; birbirine bağlı üç unsurdur.

İnsan her dönüşümün merkezinde yer alır.

Enerji dönüşümünü bir tehdit olarak gören de vardır, işletmesini alternatifli önerileri dikkate alarak dönüştürüp getireceği fırsatları yakalamak isteyenler de.

Yeni iş modelinizi geliştirecek, verimliliği gözetecek, kârlılığı artıracak olanlar, yetenekli insan kaynağınızdan başkası değildir.


Ahmet Mert Yılmaz


44 yıllık kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında akaryakıt dağıtım sektöründe üst düzey yönetici pozisyonlarında görev almıştır. Kariyeri süresince; satış, pazarlama ve yatırım departmanlarında önemli sorumluluklar üstlenmiş, geniş kapsamlı bayi teşkilatlarının yönetimini başarıyla gerçekleştirmiştir. Ayrıca sektörde birçok stratejik projenin hayata geçirilmesinde aktif rol oynamış, bu projelerin planlama ve uygulama süreçlerinde doğrudan yer almıştır. İkmal, lojistik, insan kaynakları, hukuk ve eğitim gibi kilit fonksiyonlarla yakın iş birliği içinde çalışmış, aynı zamanda bağımsız yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunmuştur. Sektöre katkılarını yalnızca yönetimsel değil, entelektüel düzeyde de sürdüren Yılmaz, "Rafine Yıllar" adlı sektörel referans kitabı ile "Sedef Parmaklık" adlı romanın da yazarıdır. ''Yazarımızın sosyal medya hesaplarına aşağıdaki bağlantılar üzerinden ulaşabilirsiniz. İlgili 4 platformlarda paylaştığı içerikler ve sektöre dair görüşleriyle daha yakından tanıyabilirsiniz.''
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.