Rafine Yıllardan Yapay Zekâ Çağına: Enerji Sektöründe Liderlik ve Değişim !

Yayınlama: 18.09.2026
Düzenleme: 18.09.2026 17:25
A+
A-

İş hayatında değişimi yönetmek meselesi soyut bir kavram değildir.

Değişimi yönetmek birçok sektörde olduğu gibi bizi insan kaynağına bağlar.

Enerji gibi deneyimin çok önemli olduğu bir sektörde, yaş ortalamasının yüksekliği bilinmekle beraber tek başına sorun değildir. Asıl sorun, deneyimi göz ardı etmeden yeni bakış açılarını sisteme dâhil etmemizdir.

Her yaş almış kişi değişime kapalı denemez. Her yaşı genç olan da değişimi kabullenip geleceğin garantisi olarak kabul edilemez.

‘’Rafine Yıllar’’ kitabımda anlattım; Akaryakıt sektörünün gelişme döneminde, deneyimli ve yaş almış yöneticiler, bilerek ve isteyerek bir strateji doğrultusunda yüzleri batıya dönük eğitimli genç çalışanlar istihdam ettiler. Yakıt yokluğunda gençlerin şirketleri nasıl ayakta tuttuklarını, geliştirdiklerini ve geleceğin yönetici havuzunu yarattıklarından bahsettim. Sektörümüz bundan çok şey kazanmıştır, devletimiz; daha verimli, ülke ekonomisi adına daha fazla vergi toplayan şirketlere sahip olmuştur.

Deneyimin artması sektörde yaş ortalamasının artması anlamına gelir. Yeni teknolojileri, yeni çalışma biçimlerini, farklı müşteri beklentilerini sisteme dâhil ederken aynı geçmişte olduğu gibi gençlerin yeteneklerinden istifade edilmesi gerekir.

Gençlerin teknoloji ile aralarının iyi olması, deneyimli çalışanların bilgisiyle birleştiğinde ortaya bir çalışan profili değil geleceğin şirket kültürünü çıkarır.

Yılların deneyimini, bilgisayar çağının üstelik yapay zekânın imkânları ile birleştirenler, her sektörün farkındalık yaratan şirketleri olacaktır. Yapay zekâyı tehdit gibi görmek makul bir endişedir ama onu böyle görmekle onu nasıl kullandığımızı sorgulamak farklı şeylerdir. Bunu farklı bir yazıda ele alalım.

Liderliğin önemli olduğu nokta burada başlıyor zaten.

İnsanlar karıştırıyor; liderler her şeyi bilen ya da yapabilen insanlar değildir. Onlar, değişimi gören, doğru insan kaynağını bir araya getiren, şirketi değişime hazırlayan kişi olarak görülmelidir. Bir başka deyişle ‘’değişim sermayesini’’ oluşturan lider, şirketin ne kadar parası olduğundan bağımsız olarak günlük sorunların çözümüne katkı sağlarken geleceğe adım atılmasını sağlayan kişidir.

Liderin sakin olması güven verir ama fazla ‘’rahat’’ lider, yaklaşan değişimi görmez veya görmezden gelebilir. Lider, sorunları herkesten önce fark etmesi gereken kişidir.

Başarının bir alışkanlık onun da bir rehavete yol açtığı bilinir. Böylesi bir döngünün nedeni, içinde bulunduğu iş hayatında değişim kültürünün sürekliliğini sağlayamayan liderlerdir.

Geleceği başkalarının eline bırakan şirket sahipleri ve yöneticiler, değişimin en büyük engelidir. Geleceği başkalarının kararlarına bağlayanlar şu sözleri çok söyler;

‘’Biz yıllardır böyle yapıyoruz, bakalım ne olacak, hele birileri yapsın önce!’’

Bazı şirketler bugünkü iş hacminin yıllarca süreceğini düşünebilir ve neden değişimi düşüneyim diyebilir. Geleceği düşünmemek de bir karardır.

Bugün bir istasyon sahibinin önündeki kolay soru, ‘’Bu ay ne sattım?’’ sorusudur.

Bence kendine daha zor bir soru sormanın zamanıdır.

‘’Beş yıl sonra müşterim neden buraya gelecek?’’

Enerji sektörünün çok önemli deneyimi var.

Geleceği düşünüp akıllı sorular soran deneyimli insanların, genç kuşak ve teknoloji ile buluşup yeni çalışma anlayışı geliştirmeleri ve yükselen müşteri beklentileri ile buluşması gerekiyor.

Geçen yazımda belirttim; iş modeli, müşteri, yakıt türü, çalışan profili değişiyor daha da değişecek. İstasyon dediğimiz yerler birer enerji noktası ve yaşam istasyonu olarak değişim gösterecek. Bu özellikleri de her ‘’lokasyonda’’ görmeyeceğiz.

Fiyatı, ekonomiyi, gelişimin hızını, beklentileri kontrol edemesek de, bunların bizi nereye götüreceğini, nasıl hazırlanacağımızı kontrol edebiliriz.

Biraz önce bahsettiğim liderlik burada başlıyor.

Henüz gelmeyeni görmek, bugünün kararlarını yarına göre almak, geleceği oluruna bırakmamaktır.

Akaryakıt sektörünü diğer sektörlerden ayıran şey değişimin tek bir cepheden değil aynı anda birkaç cepheden gelmesidir.

Akaryakıt, jeopolitik gelişmelerin altında; artan fiyatlarla yüksek sermaye gerektiren fosil yakıt işiyle baş ederken elektrifikasyonun hızlanan baskısını hissediyor, hatta yaşıyor.

Enerji kaynağının dönüşümü gözler önünde ve çok hızlı. Stok yönetimi, marj dengesi, insan kaynağı, değişen müşteri profili sürdürülebilir bir gelecek arayan şirket ve bayileri meşgul ediyor.

Diğer sektörler değişim gerektirdiğinde ürünlerini ve iş modellerini hızla değiştirirken akaryakıt sektörü pompa fiyatına ve günlük litre satışını konuşuyor ağırlıklı. Enerji şirketlerinin rafinerileri dâhil, elde ettikleri yüksek kar tartışılıyor.

Upstream/Downstream marjlar ve stok kârları bugün yükselmiş olabilir ama iş modelinizi, bugünün rahatlığı üzerine kurmak yerine geleceğin rahatsızlığı oluşmadan uyum sağlayacak bir modele dönüştürmek gerekiyor.

Bugün motorin fiyatını, sermaye bulma mücadelesini, güncel marjların iyiliğini, POS komisyonunu, personeli, ay sonunu, aile şirketinin gelecek günlerini, konsolidasyonu düşünürken 2035’li yıllardan söz edilmesi, ‘‘nereden çıktı şimdi bu,’’ diye karşılanabilir.

Önemli olan, bugün yaşadıklarımızın çok yakın gelecekle bağlantısını olduğunu görmektir.

Bu çizgiyi yakalarsak, günümüzde yaşadıklarımızı ileriye nasıl taşıyacağımızı daha net görüp, tedbir alabiliriz.


Ahmet Mert Yılmaz


44 yıllık kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında akaryakıt dağıtım sektöründe üst düzey yönetici pozisyonlarında görev almıştır. Kariyeri süresince; satış, pazarlama ve yatırım departmanlarında önemli sorumluluklar üstlenmiş, geniş kapsamlı bayi teşkilatlarının yönetimini başarıyla gerçekleştirmiştir. Ayrıca sektörde birçok stratejik projenin hayata geçirilmesinde aktif rol oynamış, bu projelerin planlama ve uygulama süreçlerinde doğrudan yer almıştır. İkmal, lojistik, insan kaynakları, hukuk ve eğitim gibi kilit fonksiyonlarla yakın iş birliği içinde çalışmış, aynı zamanda bağımsız yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunmuştur. Sektöre katkılarını yalnızca yönetimsel değil, entelektüel düzeyde de sürdüren Yılmaz, "Rafine Yıllar" adlı sektörel referans kitabı ile "Sedef Parmaklık" adlı romanın da yazarıdır. ''Yazarımızın sosyal medya hesaplarına aşağıdaki bağlantılar üzerinden ulaşabilirsiniz. İlgili 4 platformlarda paylaştığı içerikler ve sektöre dair görüşleriyle daha yakından tanıyabilirsiniz.''
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.