Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan “Akaryakıt istasyonlarında hava ve su servisleri ücretli oluyor” paylaşımları, hem sürücüler hem de sektör temsilcileri arasında büyük merak uyandırdı. Özellikle yüksek takipçili sayfalar üzerinden servis edilen “Son Dakika” görselleri sonrası gözler EPDK ve dağıtım şirketlerine çevrildi.
Sektörel kaynaklardan edinilen bilgilere göre; şu an için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) veya ilgili bakanlıklar tarafından hava ve su servislerinin ücretli hale getirilmesine yönelik alınmış resmi bir karar bulunmuyor. Mevcut mevzuat gereği bu hizmetlerin sunulması zorunlu olsa da, ücretlendirme konusu tamamen işletmecilerin inisiyatifine bırakılmış durumda.
Sektör paydaşlarının Petrolpiyasasi.com ile paylaştığı bilgilere göre, bazı bayilerin bu hizmeti ücretli hale getirmesinin temel sebepleri şunlar:
Sektörün içinden gelen uzmanlar, bu tür “Son Dakika” haberlerinin genellikle münferit uygulamaların genelleştirilmesi sonucu ortaya çıktığını belirtiyor. Büyük dağıtım şirketlerinin kurumsal imaj ve müşteri sadakati nedeniyle bu hizmeti ücretsiz sunmaya devam etmesi bekleniyor. Ancak bayiler, artan giderler karşısında bir düzenleme yapılması gerektiğini savunuyor.
Bir tarafta hava ve su gibi en temel hizmetleri ücretli yaparak maliyet düşürmeye çalışan bayiler, diğer tarafta ise milyonluk bütçelerle sadakat programları ve promosyonlarla müşteri çekmeye çalışan dev markalar.
Yıllar süren kısıtlamaların ardından promosyon rekabetinin tekrar kızışması, akaryakıt sektöründe kartların yeniden dağıtılacağını gösteriyor. Bu noktada markaların şu üç kritik dengeyi iyi kurması gerekiyor:
Müşteriye promosyon (puan, hediye çeki, kampanya) sunarken, en temel hizmet olan hava-su ünitesinden 10 TL talep etmek marka imajına zarar verebilir. Tüketici, “Bana 500 TL’lik puan veriyorsun ama 10 TL’lik hava için madeni para aratıyorsun” diyerek markanın samimiyetini sorgulayabilir.
Fiyatların birbirine çok yakın olduğu bir pazarda, promosyonlar müşteriyi istasyona çeker. Ancak Petrolpiyasasi.com olarak sıkça vurguladığımız, gerçek “sadakat” sadece verilen puanla değil, istasyonun temizliği, personel kalitesi ve ücretsiz yan hizmetlerin kalitesiyle oluşur.
Promosyon yükünün bir kısmının bayiye kalması, bayiyi hava-su gibi yerlerden gelir elde etmeye itiyor. Markaların, bayiyi bu tür küçük kalemlerden gelir beklemek zorunda bırakmayacak, sürdürülebilir bir kâr marjı ve promosyon modeli üzerine düşünmesi şart.
Akaryakıt dünyasında uzun bir sessizliğin ardından promosyon savaşları yeniden başladı. Dev markalar televizyon ekranlarını ve billboardları kampanya duyurularıyla süslerken, sahadaki gerçekler farklı bir yöne evriliyor. Bir yanda müşteriye sunulan “bol puanlı” dünyalar, diğer yanda ise bazı istasyonlarda sembolik ücretlerle verilmeye başlanan hava ve su hizmetleri…
Petrolpiyasasi.com olarak sektörün nabzını tuttuğumuzda görüyoruz ki; tüketici artık sadece “kaç puan kazanacağına” değil, istasyona girdiğinde gördüğü “misafirperverliğe” bakıyor. Milyonluk reklam kampanyalarıyla davet edilen bir sürücünün, lastiğine hava basmak için madeni para araması, markanın tüm iletişim stratejisini bir anda yerle bir edebilir.
Markaların bu yeni dönemde sadece promosyona değil, “toplam hizmet kalitesine” odaklanması, sektörün geleceği için hayati önem taşıyor.
İstasyonlarda Hava ve Su Hizmeti Tartışması: “Ücret” mi, “Teknoloji” mi Öne Çıkmalı?
Sosyal medyada yayılan “hava ve su ücretli oluyor” iddiaları, akaryakıt sektöründe hizmet kalitesini yeniden gündeme taşıdı. Promosyon savaşlarının başladığı günümüzde, istasyonların sadece puan değil, kusursuz teknik hizmet de sunması bekleniyor.
Hizmet kalitesini maliyetlerin ötesine taşıyan istasyonlar, teknolojiye yatırım yapmaya devam ediyor. Bu noktada, Türkiye’nin teknoloji liderlerinden Mepsan’ın geliştirdiği Elit L-1 Hava ve Su Ünitesi, sektördeki standartları belirliyor.

Haberimizde görsellerine yer verdiğimiz bu ileri teknoloji cihazın öne çıkan teknik özellikleri ise şunlar:
Hassas Dijital Ölçüm: Lastik ömrünü ve sürüş güvenliğini doğrudan etkileyen basınç değerlerinde maksimum hassasiyet.
Kullanıcı Dostu Arayüz: Gece görüşüne uygun aydınlatmalı dijital ekran ve kolay komut düğmeleri.
Araç Tipine Göre Basınç Tablosu: Sürücülerin binek, ticari veya ağır vasıta araçları için doğru basınç değerlerini görebileceği entegre tablo sistemi.
Dayanıklı Tasarım: Her türlü hava koşuluna ve yoğun kullanıma uygun, korozyona dayanıklı dış kabin ve ergonomik hortum yapısı.
Editörün Notu
Akaryakıt istasyonları için teknoloji ve hizmet kalitesi bir bütündür. Sektördeki teknoloji partnerimiz dururken, haberimizde başka bir cihazın görselini kullanmayı zaten düşünemezdik. Mepsan’ın sunduğu bu yüksek standartlı çözümler, “ücret” tartışmalarının ötesinde, istasyonların teknolojik vizyonunu temsil ediyor.
Sektördeki son gelişmeleri takip etmek için bizi izlemeye devam edin.
Kaynak: Petrolpiyasasi.com